17 Mayıs 2016 Salı

Pavlova

1926 yılında Yeni Zelanda’lı ahçı, ülkesine gelen zamanın ünlü balerini Anna Matveyevna Pavlova için bir tatlı yapmak ister.
Balerinin narinliğinden ve giydiği beyaz tütüsünün etkilenerek hazırladığı bu tatlı artık Yeni Zelanda’nın önemli günlerde yapılan milli bir tatlsı olur.
  
Tarife geçmeden önce ufak ip uçları vermek istiyorum;
- Pasta tabanını bir gece önceden yapmalısınız, çünkü fırında pişirme ve soğutma aşaması uzun.
- Kullanacağınız meyvalar, muz, çilek, kivi, dut, üzüm gibi yumuşak meyvalar olmalıdır.
- Meyvelerin kararmaması için servise yakın bir zamanda yerleştirmenizi öneririm.
- Kremasını ben Labne ile yaptım ama Krema ile de yapabilirsiniz.


Malzemeler
Tabanı için:
4 yumurta akı
1 su bardağı pudra şekeri
1 yemek kaşığı mısır nişastası
1 yemek kaşığı üzüm sirkesi

Kreması için
2 paket Pınar Labne
5 yemek kaşığı pudra şekeri

Üzeri için:
Arzu ettiğiniz mevsim meyveleri
1 kaşık pudra şekeri

Öncelikle fırınınızı 180 dereceye ayarlayın. Yumurta aklarını çırpma kabına alıp mikserle köpürünceye kadar çırpın. Şekeri azar azar ekleyerek çırpmaya devam edin.
Çırpma kabınızı ters çevirdiğiniz zaman akmayacak kıvama gelmelidir. Bu aşamada bir kaşık mısır nişastasını ve bir kaşık sirkeyi ilave edip köpükleri söndürmeden spatula ile karıştırın.
Pişirme kağıdı serdiğiniz fırın tepsinin ortasına bir daire oluşturacak çekilde yayın. Çok düzgün olması gerekmiyor, girintili çıkıntılı orta kısmı kremayı tutması için biraz çukur ve iki parmak yükseklikte olması yeterlidir.
Fırınınızın ısısını 120 dereceye indirip 1 – 1,5 saat kadar pişirin. Piştikten sonra fırın kapağını biraz aralayarak soğumasını bekleyin, iyice soğumadan çıkarırsanız çatlamalar olacaktır.
Kreması için; iki paket Pınar Labne’yi 5 kaşık pudra şekeri ile çırpın ve hazırladığınız beze tabanın üzerine yine gelişi güzel, kenarlarından biraz boşluk bırakarak yayın ve üzerine hazırladığınız meyvelerle süsleyip pudra şekeri serpin.
Afiyet Olsun!

16 Mayıs 2016 Pazartesi

Saçaklı Sandviç

Hani geçenlerde minik sandviç ekmekleri yapmış ve bunları nasıl tüketeceğiniz konusunda bir-iki örnek vermiştim. İşte onlardan birtanesi hem de en kolayı ama en lezzetlisi... Üstelik sunumu da çok şık.


Malzemeler
Dilediğiniz miktarda minik sandviç ekmekleri
Pınar Labne
Kaşar peyniri
½ demet dereotu
½ demet maydanoz

Kaşar peynirini rendenin ince tarafı ile rendeleyin. Diğer tarafta ayrı ayrı yıkayıp kuruttuğunuz dereotu ve maydanozları ayrı ayrı incecik doğrayın.
Pınar Labne peynirini bir çatal yardımıyla karıştırıp pürüzsüz bir hal almasını sağlayın ve tam olarak ayırmadan ortadan kestiğiniz sandviç ekmeklerinizin arasına bolca sürün, hafifçe dışarı taşsın.
Sandviçlerin kenarlarını kaşar peyniri rendesine, birkaçtanesini dereotu rendesine ve bir kaç tanesini de maydanoz rendesine bulayın ve servis tabağına alın.

Afiyet Olsun!

3 Mayıs 2016 Salı

Minik Sandviç Ekmeği

Herşey buzdolabındaki yaş mayanın son kullanma tarihi gelmeden kullanmak adına başladı.
Hani pastanelerde minik sandviç ekmekleri vardır ya; minik minik, yumuşacık ve mis kokulu. Yaptım olduJ hem de aynısı...
Artık, peynir ve domatesle sandviç mi yaparım, yoksa minik köfteli sandviç mi? Yok yok en iyisi ortadan ikiye kesip üzerine acuka sürerim, çayın yanında nefis olur.
Siz hangisini tercih ederdiniz?

Malzemeler
7 – 8 su bardağı un
1 tatlı kaşığı tuz
2 yemek kaşığı toz şeker
125 gr. Tereyağı
2 yumurta
1 paket yaş maya
1 su bardağı ılık süt
1 su bardağı ılık su

Üzerine
1 yumurta sarısı
1 yemek kaşığı sıvı yağ

Bir bardak ılık süt, bir bardak ılık suyu ve iki kaşık toz şekeri bir kaba alın ve içine koyduğunuz yaş mayayı iyice ezerek karıştırın.
Yoğurma kabına, 7 bardak unu eleyin, bir bardak unu gerekirse kullanmak üzere ayrı bir yerde tutun.
Yoğurma kabına elediğiniz una 1 tatlı kaşığı tuzu ilave edip karıştırın ve unun ortasını havuz gibi açın.
Mayalı süt-su karışımını havuzun ortasına dökün. Oda sıcaklığındaki iki yumurtayı ve oda sıcaklığındaki 125 gr. Tereyağı da ilave ederek yedire yedire karıştırın ve yoğurun.
Ele yapışmayan ama yumuşak bir hamur yapmalısınız, ayırdığınız unu gerekirse kullanın.
İyice yoğurduğunuz hamuru, yoğurma kabında, üzerini streç filmle sararak ılık ortamda en az yarım saat mayalanması için dinlendirin.
Mayalanan hamuru tekrar yoğurup, bezelere ayırın ve ceviz büyüklüğünde minik toplar hazırlayıp pişirme kağıdı serdiğiniz fırın tepsisine aralıklı olarak dizin. Bu işlemleri yaparken, hamurunuz kurumasın diye üzerine nemli bir bez örtmelisiniz.  
Tepsi mayası için en az 15 dakika çok hafif ısıttığınız fırında mayalamaya bırakın ve mayalanma sonunda üzerlerine yumurta sarısını sıvı yağ ile karıştırak sürün. 180 derece fırında 20 dakika (üzerleri kızarıncaya kadar) pişirin. Fırından aldığınız tepsinin üzerine nemli bir bez örterek soğumasını bekleyin.
Arzu ettiğiniz gibi tüketin, tüketemediklerinizi derin dondurucuda ani durumlar için saklayabilirsiniz...

Afiyet Olsun!

15 Mart 2016 Salı

Çörekotlu Kurabiye


Malzemeler:
125 gr. Tereyağı
1 çay bardağı sıvı yağ
3 yemek kaşığı sirke
1 yumurta
3 su bardağı un
1 tatlı kaşığı mahlep
1 paket kabartma tozu
1 yemek kaşığı toz şeker
1 çay kaşığı tuz
2 tatlı kaşığı çörekotu

Yumurtanın sarısı ile beyazını ayırın. Sarısını daha sonra kurabiyelerin üzerlerine sürmek için ayrı bir yerde tutun.
Yoğurma kabının içine 1 yumurtanın akı, oda ısısında yumuşamış 125 gr. tereyağı, 1 çay bardağı sıvı yağ, 3 yemek kaşığı sirke, 1 yemek kaşığı toz şeker, 1 tatlı kaşığı tuz, 1 tatlı kaşığı mahlep, 1 paket kabartma tozu ve 2 tatlı kaşığı çörek otunu alarak karıştırın.
Unu kontrollü olarak ekleyin. Ele yapışmayan, kulak memesi kıvamında bir hamur elde edin.
Arzu ederseniz benim gibi tezgahın üzerinde elinizde açıp, kurabiye kalıpları ile şekil verin ya da tek lokmalık minik toplar yapıp, pişirme kağıdı serdiğiniz fırın tepsisine aralıklı olarak dizin. Üzerlerine ayırdığınız yumurta sarısını içine bir kaç damla zeytinyağı damlatarak sürün.
Önceden 180 derecede ısıttığınız fırında altı üstü kızarana kadar pişirin.

Afiyet Olsun!

3 Mart 2016 Perşembe

Kuruyemişli Kurabiye

İşte sizlere tam bir lezzet bombası. Sevgili arkadaşım Güler’de yemiş ve hemen tarif almıştım aylaaar önce... Kısmet bugüneymiş. Yedim – Yaptım – Paylaştım...

Malzemeler
Hamuru için:
250 gr. Tereyağı
1 çay bardağı zeytinyağı
1 çay bardağı yoğurt
1 çay bardağı esmer şeker
1 yumurta sarısı (beyazı üzerine)
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı karbonat
1 paket vanilya
Aldığı kadar un

İçi için:
2 adet elma
3 adet kuru incir
3 adet kuru kayısı
1 tutam kuru üzüm
1 çay bardağı esmer şeker
2 çay kaşığı tarçın

Üzeri için:
1 su bardağı iri kıyılmış ceviz veya fındık
1 yumurtanın akı (sarısını hamura kullanmıştık)
Pekmez

Öncelikle içini hazırlayalım; kabuklarını soyduğunuz elmaları rendeleyin.
Kuru incir ve kuru kayısıları minik minik doğrayıp kuru üzümlerle birlikte bir tencereye alın. Üzerine 1 çay bardağı esmer şekeri (arzu ederseniz normal şeker de kullanabilirsiniz) ekleyip ocağa alın ve suyunu çekene kadar pişirin. Ocaktan indirmeye yakın iki çay kaşığı tarçın ilave edip, karıştırın ve soğuması için bir kenarda bekletin.

Bu arada kurabiyemizin hamurunu hazırlayabiliriz.
Oda ısısındaki 250 gr. tereyağı, 1 çay bardağı yoğurt, 1 çay bardağı esmer şeker (arzu ederseniz normal şeker de kullanabilirsiniz) 1 yumurtanın sarısı, 1 çay bardağı zeytinyağı, 1 paket kabartma tozu, 1 çay kaşığı karbonat, 1 paket vanilyayı iyice karıştırın.
Kontrollü olarak un ilave edip, kulak memesi kıvamına gelene kadar yoğurun.

Fırın tepsinize pişirme kağıdı serin veya tepsinizi yağlayın.
Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopararak avucunuzun içinde açın. 
Ortasına hazırladığınız kuru yemişli içten koyarak kapatın, yuvarlayarak düzeltin ve önce, çırptığınız yumurta akına sonra iri dövülmüş olarak hazırladığınız ceviz veya fındığa batırıp tepsiye dizin.
180 derece önceden ısıtılmış fırında pişirin. Kurabiyeleri fırından çıkarır çıkarmaz üzerine birer tatlı kaşığı pekmez gezdirin.

Afiyet Olsun!

23 Şubat 2016 Salı

Avcı Böreği (Kıymalı, Cevizli ve Bulgurlu)


Malzemeler
5 adet yufka
1 su bardağı sıvı yağ veya eritilmiş tereyağı

İçi için;
400 gr kıyma
1 adet orta boy kuru soğan
1 çay bardağı köftelik bulgur
1 çay bardağı dövülmüş ceviz
1 tatlı kaşığı salça
Maydanoz
2 kaşık Zeytinyağı
Tuz, karabiber, kırmızı biber

Üzeri için:
1 kase soğuk su
2 yumurta
1 su bardağı galeta unu

Önce böreğimizin içini hazırlayalım; köftelik bulguru kapaklı bir kapta sıcak su ile ıslatıp, kapağını kapatın, bulgurun şişmesini sağlayın. Yemeklik doğradığınız soğanı kıyma ile kavurup salçasını ekleyin, tuzunu ve baharatını ayarlayın. Şişmiş bulguru da ekleyerek karıştırın, maydanoz ve cevizi ekleyip ocaktan alın, soğutun.
Diğer tarafta tezgaha yaydığınız yufkayı yağlayıp ikiye katlayın ve sigara böreği yapar gibi, elde ettiğiniz yarım daire şeklindeki yufkayı önce tam ortadan ikiye, sonra her parçayı üçe keserek, altı eşit parçaya bölün. Yufkanın geniş kenarına hazırladığınız içten koyarak sarın.
Börekleri fırına vermeden önce sırasıyla bir kase soğuk su, ayrı bir kasede çırpılmış iki yumurta ve yine ayrı bir düz tabakta galeta ununu tezgaha hazırlayın. Böreklerinizi önce suya batırıp hafifçe sıkın, çırpılmış yumurtaya batırıp çıkartın ve son olarak galeta ununa buladığınız börekleri yağlanmış veya yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizerek önceden ısıtılmış 180 derece fırında altı üstü kızarana kadar pişirin.
Afiyet Olsun!


Not: Börekleriniz daha minik olsun istiyorsanız; benim gibi yufkayı tek kat  olarak da kullanabilirsiniz.

8 Şubat 2016 Pazartesi

Doğal Yoğurt Mayası

Yoğurdunuzu evde kendiniz yapıyorsunuz, değil mi?
Eskisi gibi doğal süt bulmakta artık zor değil. Çoğu şarküteri, aktar veya market yakın köylerden belli günlerde doğal süt getirtmeye de başladı. Yoğurt mayalamaya artık elimiz de alıştı, ilgili daha önceki yazılarımdan da biliyorsunuz; annelerimizin, anneannelerimizin yaptığı gibi yoğurt mayalamak çok basit.

Peki, yoğurdunuzu neyle mayalıyorsunuz? Mayanız da doğal mı?!!!

Ben şimdiye kadar; bazen süt aldığım yerden almış olduğum maya ile, bazen kendi yapmış olduğum yoğurttan ayırdığım maya ile ya da onu da ayıramamışsam marketten en içime sinen küçük bir yoğurt alarak mayalıyordum.

Geçenlerde Dr. Ümit Aktaş’ın “Bitkisel Kürlerle İlaçsız Tedavi” kitabı elime geçti.
Bu konular hep ilgimi çekmiştir, kitaba göz atarken doğal yoğurt mayası yapımından  söz ediyordu. Çok ta kolaymış dedim ve tabii ki hemen denedim.
İlk deneme başarısız! aslında başarısız değil de, ilk aşamadan sonra devam etmekten vazgeçtim demek daha doğru olacak.
Fakat kafama takılmıştı bir kere, tekrar denedim ve evet işte doğal yoğurt mayam ve yapım aşamalarım. Artık içim rahat!

Malzemeler
1 su bardağı süt
10-15 adet nohut

Sütünüzü aynı yoğurt mayalar gibi kaynatıp, cam bir kavanoz veya kaseye alın ve mayalama derecesine (serçe parmağınızı süte batırıp, 7’ye kadar saydığınızda parmağınız ısıya dayanıyorsa mayalamak için ideal sıcaklığa gelmiştir) gelene kadar bekleyip, içine nohutları koyun ve yine yoğurt gibi sarıp sarmalayın ve 24 saat ılık bir yerde bekletin.
24 saatin sonunda, sütün içinden nohutları çıkararak, kabın ağzını kapatıp buzdolabına koyun.
24 saat buzdolabında bekleyen sütü tel süzgeç ile süzün.
Tekrar mayalamak üzere hazırladığınız bir kase süt ile süzgecin üzerinde kalan ve ilk doğal mayanızın parçacıkları olan taneler ile karıştırarak ikinci mayalamanızı yapın.
Sarıp sarmalayın ve bu defa 12 saat bekletin.
Artık;  her ne kadar tadı biraz tatlı, kıvamı biraz suluysa da mayamız olmuştur, süt miktarını her seferinde arttırarak normal mayalama işlemine bununla devam edebilirsiniz.
Bir kaç mayalama sonrası tadı ve kıvamı istediğiniz gibi olacaktır.

Afiyet Olsun!

4 Şubat 2016 Perşembe

Bal Kabağı Reçeli

Mevsimi geçmeden yapılması gereken kıtır kıtır yemeye doyamayacağınız, Bal kabağı reçeli... 
Bunu ister kahvaltıda reçel, ister misafirlerinize ceviz ve tahinle sunabileceği tatlı olarak düşünebilirsiniz.

Malzemeler
1 kg soyulmuş bal kabağı
4 su bardağı şeker
3 su bardağı su
1 çay kaşığı limon tuzu
300 gr. kireç
3 litre su

Akşamdan kireci ve suyu büyük bir kabın içine koyup iyice karıştırın. Böylece sabaha kadar beklesin. Sabah, suyun dibine çökmüş olan kireç kalıntılarını kaldırmadan suyun üzerinde oluşmuş olan ince kireç tabakasını yavaşça alın.
Yine suyun dibini kaldırmamaya dikkat ederek, berrak olan suyu ayrı bir kaba aktarın.
Diğer tarafta kabakların yeşil, sert kısımlarını da ayırarak arzu ettiğiniz büyüklükte doğrayın, hazırladığınız kireçli ama berrak suya atın ve üzerlerine bir ağırlık koyun.
Böylece kabakları akşama kadar yani en az 12 saat kireçli suda bekletin.
Sürenin sonunda kabakları bol ve temiz suyla iyice yıkayıp bir kevgire alarak süzdürün.
Ayrı bir tencerede şeker ve suyla hazırladığınız şerbetin içine kabakları atın, kısık ateşte ara ara karıştırarak,    2 – 2,5 saat kaynatın ve kabakların şerbeti çekmesini sağlayın. Kabaklar şeffaflaşmaya başlayınca ocağın altını açın ve reçel kıvamına gelmesini sağlayın. Bu aşamada limon tuzunu atın ve 1-2 dakika daha kaynatıp ocaktan alın. Sıcakken kavanoza alın, soğumasını bekleyip kapağını kapatın.

Afiyet Olsun!

1 Şubat 2016 Pazartesi

Portakal Reçeli

Portakal zamanı bitmeden yapmanızı tavsiye ederim.




Malzemeler
3 adet iri ve kalın kabuklu portakal (Washington)
3 su bardağı şeker
1 su bardağı su
1 adet limonun suyu

Portakalların kabuklarını beyaz kısımlarına gelmeden incecik rendeleyin ve portakalları bütün olarak bol su koyduğunuz tencerede 5-6 dakika haşlayın.
Haşlanan portakalların kaynar sudan çıkarıp, soğuk suya koyun, soğuyuncaya kadar bekletin. Sudan alıp suyunu iyice süzdürün ve keskin bir bıçakla arzu ettiğiniz büyüklükte doğrayın.
Diğer tarafta tencereye şeker ve suyu koyup, koyulaşıncaya kadar kaynatarak şerbetini hazırlayın.
Kaynayan şerbete portakalları ilave edin ve ara ara karıştırarak orta ateşte 1 saat kadar pişirin. Arzu ettiğiniz kıvama gelince limon suyunu ekleyip, 3-4 dakika daha kaynatarak ocaktan alın ve sıcak sıcak kavanoza doldurun. Soğuduktan sonra kapağını kapatarak kaldırın.
Afiyet olsun!

Not: Rendelediğiniz portakal kabuklarını, şekerle karıştırıp kavanoza koyarak buzdolabında saklayın.  Kek veya kurabiye yaparken lazım olabilirJ

27 Ocak 2016 Çarşamba

Bademli Çikolata

Kahvenizin yanına çikolata alır mısınız?

O halde sizlere sevgili arkadaşım Melahat’ten güzel ve kolay bir çikolata tarifi...
Uzun zamandan beri denenecek tarifler arasında unutmuşum. Bu hafta misafirlerim için yaptım, ben blog’a koymadan, onlar evlerine gider gitmez yapmışlardı bile...

Ben bademle yaptım, ama dilerseniz fındık, antep fıstığı veya cevizle de çok güzel oluyor.

½ kg çiğ badem
200 gr. Bitter çikolata
3 yemek kaşığı şeker
1 su bardağı su

3 kaşık şekeri, bir su bardağı suda eritip şerbet yapın. Bademleri şekerli suyun içine atıp karıştırın ve bir süre bekletin.
Daha sonra bademleri sudan alıp, 180 derecede ısıttığınız fırında ara ara karıştırarak kavurun. Fırından alıp soğumasını bekleyin.
Diğer tarafta benmari usulüyle erittiğiniz çikolataya fırınlanmış ve soğumuş bademleri karıştırın. Yağlı kağıt serdiğiniz bir tepsiye; arzu ettiğiniz gibi, üçer – beşer çikolatalı bademlerden kaşık yardımıyla alıp şekil verin, donmasını bekleyin. 

Misafirleriniz gelene kadar bitmesini istemiyorsanız, ev halkından saklayın, ya da ölçüyü arttırın. Benden söylemesi J

Afiyet olsun!

Bu arada yeri gelmişken, çikolatanın nasıl saklanması konusunda ufak bir araştırma yaptım, şöyle ki;
- Çikolata için ideal sıcaklık 18-22 derece civarında olmalıymış,
- Kuru ve kokusuz ortamda saklanmalıymış,

- Buzdolabında saklanmamalıymış, çünkü çikolatada bulunan kakao yağı ısınıp tekrar soğuyunca çikolatanın renginde beyazlaşmalar oluyormuş. 
Ayrıca çikolata kokuyu kolay emen bir yapıya sahip olduğu için buzdolabı uygun bir ortam değilmiş.